Güne Santa Fe’de uyanmak ne muhteşem bir his!
Sabah şehrin merkezine dönüp Sturbucks’ta kahve keyfi muffin yaptık. Bisikletini park edip gazetesini okuyanlar mı istersiniz yoksa sabah yürüyüşüne çıkıp aynı koltuktaki köpeğiyle birlikte güne başlayanlar mı herkes burada… Güzel başlangıç, güzel insanlarla daha da keyifleniyor…
Buradan ayrılmadan önce son bir tur daha geziyoruz sokaklarında iyice aklımıza kazımak için… Sanat her yerde… Onlarca galeri var, gelişim eğitimleri veriliyor kafamızı çevirdiğimiz birçok noktada…
Albuquerque Route 66 ve Old Town
Yeni durağımız, Albuquerque… Önce arabayı otoparka park ediyoruz. Burada farklı bir sistem var. Siz arabanızı park edip oradaki makinelere ne kadar kalacaksanız o kadarlık para atıp çıkan fişi arabanın görünen bir yerine koyuyorsunuz. Eğer olur da bir görevli gelir de, ödememiş ya da süreyi geçirmiş olduğunuzu görürse ceza alıyorsunuz. Ödeyip ödememekse size kalmış! Old Town denilen bölge çok keyifli. Santa Fe’de gördüğümüz mimari burada da hakim… Yılan müzesini gezmek istiyoruz ama kapalı… Dükkanlar çok sevimli ve herşey İspanyolca burada. Minik AVM’lere onlar Plaza diyorlar, bizimkileri düşününce ister istemez bir gülümseme benziyor yüzümüzde. Kuytu bir sokaktaki Our Lady of Guadalupe Chapel dikkatimizi çekiyor, küçücük bir oda gibi içerisi… Bir defter görüyorum içeride ve karalıyorum hislerimi… “İnanmak ve huzur bulmaksa önemli olan, şu an burada onu yaşıyorum…Bizi koru!”
Grants ve Continental Divide
Albuquerque sonrası doğal yapı tamamen değişti. Yollarda o filmlerden bildiğimiz çalılar yuvarlanıyor, ve bizim yüzümüzdeki şaşkınlık da görülmeye değer!
Grants‘dayız. Terk edilmiş moteller var ve meraklı biz yine içindeyiz… Historic Route 66 M
otel, Desert Sun Motel de onlardan biri… Camlar, kırık dolaplar, yataklar odaların içlerine yayılmış şekilde hala, insanın içi ürperiyor. Bir ikonik yer daha olan Grants Cafe bizi yolun kenarından selamlıyor… El Cafecito‘da öğle yemeğimizi yiyoruz. Birkaç gündür sabah akşam yediğimiz tek şey olan meksika mutfağı tabii… Sanırım bir süre nachos yemeyeceğim döndüğümde…
Contimental Divide ilginç bir nokta… Burası 7.295 feet yükseklikte bol rüzgarlı bir yer ve bir özelliği var. Suyu bu noktada bıraktığınızda sağa Atlantik Okyanusu’na, sola Pasifik Okyanusu’na aktığı söyleniyor.
Yolda milleri devirirken sağda kocaman bir otopark ve gerisinde epeyce büyük tek katlı prefabrik bir bina dikkatimizi çekiyor. Açıkçası uzun zamandır bu kadar çok arabayı bir arada görmediğimiz için şaşkınlıktan orada ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. O da ne? Kurak bozkırların arasında bir casino! O zaman küçük bir mola için tam zamanı… Fire Rock Naverjo Casino oldukça kalabalık… 200 kişi varsa 200’ü de kızılderili… 200+2 diyebiliriz aslında. +2 kim acaba, onu da siz bulun? 🙂
Route 66’da Gallup Gecesi
Gallup’ta yine tam bir yol motelinde kalıyoruz Rodeway Inn. Motel yine “U” şeklinde olup etrafında odalar olan yerlerden, fazla da oda var ama dolu değil… Bizim dışımızda bir oda daha dolu ve bu boşluk da biraz ürkütücü kılıyor burayı… Erken geldiğimiz için keşif için sokağa atıyoruz hemen kendimizi ama sokak aralarında gezinmek biraz tehlikeli gözüküyor ne yazık ki. Çektiğimiz videoya göz atarsanız nasıl bir yer biraz size fikir verebilir… Her taraf kızılderili, dükkanlar totemlerle dolu sokaklarda. Yolda karşılaştığımız insanlar da pek de dostça bakmıyorlar gibi hissediyoruz ve hava kararmadan odaya çekilmeyi yeğliyoruz. Motel aynı zamanda tren yoluna da yakın bir konumda… Bol gürültülü bir gece bizi bekliyor ama gün içinde o kadar rüzgar yedik ki çok geçmeden uyku bizi çağırıyor kollarına…
Yola Çıkış saatimiz: 05.59
Kontak Kapatış: 17.10
Başlangıç-Bitiş: 1.644,2 – 1.881,4 mil
Gece Konaklama: New Mexico – Gallup – Rodeway Inn


